Poly-L-Lactic Acid (PLLA)
(Kolajen Stimülasyonu ile Kademeli Doku Yenilenmesi ve Dengeli Hacim Oluşumunu Destekleyen Biyostimülatör Uygulama)
Poly-L-Lactic Acid (PLLA), kolajen üretimini uyarmayı ve cilt dokusunda zaman içinde biyolojik bir yenilenme süreci oluşturmayı hedefleyen biyostimülatör uygulamalardan biridir.
Bu uygulamada amaç yalnızca anlık bir hacim oluşturmak değildir. Temel hedef; cilt dokusunun kolajen üretimini destekleyerek zaman içinde doku kalitesini artırmak, elastikiyet kaybı görülen alanlarda toparlanmayı desteklemek ve yüz konturlarında daha dengeli bir hacim oluşmasına katkı sağlamaktır.
PLLA uygulamaları ciltte:
Kolajen üretiminin uyarılmasına katkı sağlayabilir
Cilt yoğunluğu ve doku kalitesinin desteklenmesine yardımcı olabilir
Elastikiyet kaybının azalmasına katkı sağlayabilir
Yüz dokularında zamanla daha dengeli bir hacim oluşmasını destekleyebilir
PLLA’nın etkisi genellikle kademeli olarak ortaya çıkar. Oluşan hacim etkisi, klasik hyalüronik asit dolgularında görülen ani volumizasyon şeklinde değil; kolajen üretiminin artmasına bağlı olarak haftalar içinde gelişen daha dengeli ve doğal bir doku desteği şeklinde değerlendirilir.
Bilimsel çalışmalarda PLLA uygulamalarının oluşturduğu kolajen stimülasyonunun genellikle 3–6 ay içerisinde belirgin hale geldiği ve elde edilen etkinin ortalama 18–24 aya kadar devam edebildiği gösterilmiştir. Bu nedenle PLLA uygulamaları çoğu zaman kademeli ve uzun süreli doku yenilenmesi hedeflenen tedavi planlarında tercih edilir.
Bu uygulama özellikle:
Yaşla birlikte kolajen üretiminin azalmasına bağlı gelişen cilt kalitesinde zayıflama ve elastikiyet kaybı görülen durumlarda
Yüz yağ kompartmanlarında zamanla oluşan azalmaya bağlı gelişen hacim kaybı ve yorgun yüz görünümünde
Yüzü aşırı hacimlendirmeden, biyolojik yenilenme süreçlerini destekleyerek daha doğal bir yüz gençleşmesi hedeflendiğinde
uygun hasta değerlendirmesi sonrasında planlanabilen tedavi seçenekleri arasında yer alır.
Son yıllarda özellikle hızlı kilo kaybı sonrası yüz yağ dokusunda belirgin azalma görülen kişilerde bu tür biyostimülatör uygulamalara olan ilgi artmıştır. GLP-1 agonistleri ile ilişkilendirilen ve kamuoyunda “Ozempic face” olarak adlandırılan bu durum; yüz yağ dokusunun hızlı şekilde azalmasına bağlı olarak gelişen hacim kaybı ve yorgun yüz görünümü ile karakterize edilir. Bu gibi durumlarda amaç yüzü aşırı hacimlendirmek değil; kolajen üretimini destekleyerek zaman içinde daha dengeli bir hacim ve doku desteği oluşturabilmektir.
Klinik uygulamalarımızda kullandığımız Poly-L-Lactic Acid (PLLA) içerikli preparatlar; yüksek güvenlik standartlarına sahip FDA onaylı tıbbi ürünlerdir.
